Tekerrür, kişinin daha önceki mahkûmiyetinin ardından yeni bir suç işlemesi hâlinde belirli şartlarla uygulanan bir ceza ve infaz kurumudur. Hükümde tekerrür uygulanması, yalnız adli sicilde eski kayıt bulunmasına bağlı değildir; önceki mahkûmiyetin kesinleşme tarihi, yeni suçun işlenme tarihi ve kanundaki süreler birlikte değerlendirilir.
Tekerrürün infaz bakımından önemli sonucu, koşullu salıverilme rejimini etkileyebilmesidir. Mahkeme kararında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hüküm bulunması, Cumhuriyet başsavcılığının infaz hesabında dikkate alınır. Bu nedenle yalnız yeni cezanın miktarına bakılarak standart koşullu salıverilme oranı uygulanmamalıdır.
İkinci defa tekerrür uygulanan dosyalar son yıllarda özellikle önem kazandı. 2025 yılında yapılan yasal değişikliklerle, ikinci defa mükerrirler bakımından geçmişte uygulanan koşullu salıverilmeme sonucunda değişiklik yapıldı ve belirli koşullarla koşullu salıverilme imkânı getirildi. Bu nedenle 2025 öncesi hazırlanmış infaz tabloları bugün yanıltıcı olabilir.
Bir kişinin “ikinci defa mükerrir” sayılıp sayılmadığı dosya isimlerinden veya adli sicildeki mahkûmiyet sayısından doğrudan çıkarılamaz. Her önceki ilamın kesinleşme tarihi ve yeni suçlarla kronolojik ilişkisi incelenmelidir. Yanlış tekerrür uygulaması doğrudan daha uzun cezaevi süresine yol açabileceği için hüküm kesinleşmeden kanun yolu aşamasında da dikkatle kontrol edilmelidir.
İnfaz aşamasında kesinleşmiş ilam, tekerrüre esas alınan önceki karar, müddetname ve varsa içtima kararı birlikte görülmelidir. Tekerrür, denetimli serbestlik ve açık cezaevine ayrılma hükümleriyle de kesişebildiğinden dosya yalnız tek bir oran üzerinden hesaplanmamalıdır.