Trafik kazasındaki kusur oranı, yalnız sigorta ödemesini değil araç değer kaybı, hasar bedeli ve bazı tazminat taleplerini de etkiler. Kaza tespit tutanağında tarafların çizdiği kroki veya yazdığı ifade doğrudan nihai kusur kararı değildir; tutanak, fotoğraflar ve trafik kuralları birlikte değerlendirilerek kusur oranı belirlenir.
Maddi hasarlı kazalarda SBM sistemi üzerinden yapılan kusur değerlendirmesine karşı sigorta süreci içindeki itiraz mekanizmaları kullanılabilir. İtirazın başarılı olabilmesi için “ben haklıyım” demekten çok, hangi trafik kuralının yanlış uygulandığının ve olayın nasıl gerçekleştiğinin somutlaştırılması gerekir. Yol şeritleri, trafik işaretleri, çarpışma noktaları ve araçların hasar bölgeleri önemlidir.
Kamera kaydı varsa en değerli delillerden biri olabilir. Belediye, işyeri, site veya araç kamerası kayıtları kısa sürede silinebildiğinden mümkün olduğunca erken talep edilmelidir. Fotoğrafların yalnız hasarı değil yol geometrisini, kavşak düzenini ve işaretlemeyi göstermesi de faydalıdır.
Kusur uyuşmazlığı mahkemeye veya tahkime taşındığında bilirkişi incelemesi yapılabilir. Bilirkişinin yalnız tutanak koduna bakıp sonuca varması yeterli değildir; fiziksel hasarla anlatımın uyumu ve Karayolları Trafik mevzuatındaki geçiş kuralları değerlendirilmelidir. Raporda olay yeri verisi eksikse ek rapor veya yeni inceleme talebi gündeme gelebilir.
Kusur oranına itiraz ederken hasar tazminatı süresini de gözden kaçırmamak gerekir. Sigortaya başvuru, tahkim ve dava süreleri kusur itirazından bağımsız olarak işlemeye devam edebilir. Bu nedenle kusur tartışması ile tazminat dosyasını birbirinden tamamen koparmadan yürütmek gerekir.
Kaynak: Trafik Sigortası Genel Şartları 2026 değişikliği – SEDDK · 2026 trafik sigortası teminat limitleri – SEDDK