Araç değer kaybı, kaza sonrası onarılan aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen kalıcı azalmayı ifade eder. Her onarım otomatik olarak aynı miktarda değer kaybı doğurmaz. Aracın marka-modeli, yaşı, kilometresi, hasarın hangi parçaları etkilediği, önceki hasar geçmişi, onarımın niteliği ve piyasanın araca bakışı birlikte değerlendirilir.

12 Haziran 2026’da Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik, değer kaybı sürecinde önemli bir yenilik getirdi. SEDDK’nın açıklamasına göre değer kaybı tazminatı için ayrıca bir başvuru şartı kaldırıldı; maddi hasar süreci içinde değer kaybının da hesaplanıp değerlendirilmesi amaçlandı. Bu, eksik ödeme yapılması hâlinde itiraz hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Zarar gören aracın sürücüsünün kusuru, talep edilecek tutarı doğrudan etkiler. Karşı tarafın kusur oranı kadar sorumluluk gündeme gelir. Kaza tespit tutanağı veya kusur kaydı hatalıysa değer kaybı hesabına geçmeden önce kusur uyuşmazlığının çözülmesi gerekebilir. Aynı bölgede önceki hasarın bulunması veya parçanın kazadan önce zaten işlem görmüş olması da hesabı etkileyebilir.

Sigorta şirketinin ödediği rakamın düşük olduğu düşünülüyorsa hasar dosyası, eksper raporu, onarım faturaları, fotoğraflar ve araç geçmişi birlikte incelenmelidir. Zorunlu trafik sigortasında 2026 yılı maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak belirlenmiştir; ancak teminat limiti zarar hesabının kendisi değildir, sigortacının sorumluluğunun üst sınırını gösterir.

Uyuşmazlık devam ederse sigorta şirketine yazılı başvuru ve ardından şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme yolu gündeme gelir. Tahkim başvurusu bakımından sigorta kuruluşuna önceden başvuru yapılması gerekir. Bu nedenle değer kaybı dosyasını yalnız “formül hesabı” olarak görmek yerine kusur, hasar ve ödeme sürecinin tamamını birlikte değerlendirmek daha sağlıklıdır.

Kaynak: Trafik Sigortası Genel Şartları 2026 değişikliği – SEDDK · 2026 trafik sigortası teminat limitleri – SEDDK