İşten çıkarılan kişinin ilk refleksi yalnız kıdem tazminatını hesaplamak olmamalıdır. Fesih bildiriminin tarihi ve içeriği, SGK işten çıkış kodu, son bordro, kullanılmayan izinler ve banka ödemeleri birlikte kontrol edilmeden hangi hakların doğduğu sağlıklı biçimde belirlenemez.

Önce işverenin feshi hangi gerekçeyle yaptığını tespit etmek gerekir. Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasıyla derhal fesih ile performans veya işletmesel nedenle yapılan geçerli fesih aynı sonuçları doğurmaz. Yazılı fesih belgesinde ne yazdığı ile SGK kodunun birbiriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.

İşe iade ihtimali varsa zaman çok kısadır. İş güvencesi şartlarını taşıyan işçinin fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması gerekir. “Önce işveren ödeme yapsın, sonra bakarım” diye beklemek işe iade hakkının süre nedeniyle kaybedilmesine yol açabilir.

Kıdem ve ihbar tazminatı dışında son ay ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram-genel tatil, prim ve kullanılmayan yıllık izin ücreti de dosyada bulunabilir. Yıllık izin ücreti iş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış izinler üzerinden doğar. İşverenin “izin kullandı” savunmasının dayanağı olan izin belgeleri ayrıca incelenmelidir.

İşten çıkış anında imzalanan ibraname, sulh veya ödeme belgesi de önemlidir. İşçinin hangi kalem için ne kadar ödeme aldığı açık değilse sonradan uyuşmazlık çıkabilir. Bu nedenle e-Devlet SGK kayıtlarını indirmek, fesih evrakını ve bordroları saklamak, banka hesap hareketlerini almak ve arabuluculuk süresini gecikmeden kontrol etmek en güvenli ilk adımdır.

Kaynak: 4857 sayılı İş Kanunu – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı · Dava şartı arabuluculuk – Adalet Bakanlığı