İşe iade davasında en tehlikeli hata, fesih sebebini tartışırken bir aylık başvuru süresini kaçırmaktır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılır.
İş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması, işçinin kural olarak en az altı aylık kıdeme sahip bulunması ve işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplam en az otuz işçi çalıştırması gerekir. Yer altı işlerinde altı aylık kıdem şartı aranmaz. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden belirli üst düzey işveren vekilleri ise koruma kapsamı dışında kalabilir.
Fesih geçerli bir sebebe dayanmalıdır. İşçinin yeterliliği veya davranışları ya da işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri geçerli neden olarak ileri sürülebilir. Ancak nedenin yalnız fesih yazısında isimlendirilmesi yeterli değildir; işveren bunu somut delillerle ortaya koymalıdır. Performans gerekçesinde objektif ölçütler, işletmesel kararda ise kararın gerçekten uygulanıp uygulanmadığı önem taşır.
Fesih geçersiz bulunursa mahkeme işe iadeye ve işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminata ilişkin hüküm kurar; boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar da kanundaki sınırlar içinde gündeme gelir. Kararın kesinleşmesinden sonra işçinin işverene işe başlama başvurusu için de ayrıca kısa süre bulunur. Bu aşamanın kaçırılması kazanılmış davanın ekonomik sonucunu değiştirebilir.
Dosyada fesih bildirimi, savunma istemleri, performans veya disiplin belgeleri, SGK kayıtları, bordrolar ve arabuluculuk son tutanağı birlikte incelenmelidir. İşten çıkış kodu tek başına feshin hukuka uygun olduğunu kanıtlamaz; gerçek fesih nedeni ve süreç esas alınır.
Kaynak: 4857 sayılı İş Kanunu – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı · Dava şartı arabuluculuk – Adalet Bakanlığı