“Af çıktı mı?” sorusu özellikle yeni bir yargı paketi yayımlandığında çok hızlı yayılıyor; ancak af ile infaz düzenlemesi hukuken aynı şey değil. Genel af, suç ve mahkûmiyetin hukuki sonuçları üzerinde çok daha geniş etki doğuran anayasal bir kurumdur. İnfaz düzenlemesi ise mahkûmiyet ortada kalırken cezanın hangi koşullarda ve ne şekilde infaz edileceğini değiştirir.

11. Yargı Paketiyle 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen bazı suçlar yönünden açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe daha erken ayrılma imkânı genişletildi. Bu düzenleme kamuoyunda zaman zaman “af” olarak adlandırılsa da Adalet Bakanlığının açıklamalarında da vurgulandığı üzere amaç, infazdaki tarih kaynaklı eşitsizliği gidermekti. Mahkûmiyet hükmü ortadan kalkmadı.

12. Yargı Paketi ise bambaşka bir alanı düzenledi. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun ağırlıklı olarak hukuk yargılaması, icra, elektronik satış, idari yargı, kanuni faiz ve bazı ceza hukuku hükümlerinde değişiklik yaptı. Dolayısıyla 12. Yargı Paketi için de “genel af çıktı” demek doğru değil.

Bir düzenlemenin kişiye etkisini anlamak için önce mahkûmiyetin hangi suçtan ve hangi tarihte verildiğine bakmak gerekir. Ardından koşullu salıverilme oranı, tekerrür, mahsup, açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik gibi infaz başlıkları değerlendirilir. Sadece sosyal medyada paylaşılan “şu tarihten önceki herkes çıkıyor” tarzı cümlelerle infaz hesabı yapılamaz.

Genel af veya özel af konusunda anayasal karar mekanizması ayrıdır. İnfaz kanununda yapılan değişiklik ise cezanın uygulanma biçimine ilişkindir. Bu ayrım, adli sicil, hak yoksunlukları ve tekrar suç işleme hâlindeki sonuçlar bakımından da önem taşır.

Kaynak: 11. Yargı Paketi infaz düzenlemesi – TBMM · Adalet Bakanlığı açıklaması – 11. Yargı Paketi · 12. Yargı Paketi – TBMM Genel Kurulu · 7589 sayılı Kanun – Adalet Bakanlığı