31 Temmuz 2023 tarihi, son yıllardaki infaz düzenlemelerinde teknik bir eşik haline geldi. İlk düzenlemelerde bu tarihte ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler bakımından bazı erken açık cezaevi ve denetimli serbestlik imkânları tanınmıştı. 11. Yargı Paketi ise yalnızca o tarihte cezaevinde bulunanlarla sınırlı uygulamanın doğurduğu farkı gidermek amacıyla, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen belirli suçlar yönünden kapsamı genişletti.
Bu nedenle bugün bir infaz dosyasına bakarken iki farklı düzenlemeyi birbirine karıştırmamak gerekir. 2023’teki geçici hükümler ile 2025 sonunda yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi aynı şey değildir. Hükümlünün hangi düzenlemeden yararlanabileceği; suç tarihi, suç türü, infaza giriş tarihi, açık cezaevine ayrılma durumu ve koşullu salıverilme hesabıyla birlikte değerlendirilir.
11. Yargı Paketi kapsamındaki yeni sistemde, şartları taşıyan hükümlüler için açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılabilme imkânı getirildi. Bununla birlikte kanunda ve Bakanlık açıklamalarında belirli ağır suçlar kapsam dışında bırakılmıştır. Bu nedenle yalnız tarih kriteri yeterli değildir.
Uygulamada en sağlıklı yöntem, önce kesinleşmiş ilamı ve suç tarihini tespit etmek, ardından güncel müddetnameyi kontrol etmektir. Birden fazla ilam varsa içtima kararı incelenmeli; gözaltı ve tutukluluk mahsubu, tekerrür hükümleri ve koşullu salıverilme oranı hesaba dahil edilmelidir. Eski bir müddetname yeni düzenlemeden sonra güncellenmemişse, mevcut infaz tarihi gerçeği yansıtmayabilir.
İnfaz düzenlemeleri cezayı ortadan kaldırmaz. Erken açık kuruma ayrılma veya denetimli serbestlik, mahkûmiyetin yok sayılması anlamına gelmez; cezanın infaz biçimini değiştirir. Bu nedenle “üç yıl indirim” ifadesi de teknik olarak her dosyada ceza süresinden üç yıl düşülmesi şeklinde anlaşılmamalıdır.
Kaynak: 11. Yargı Paketi infaz düzenlemesi – TBMM · Adalet Bakanlığı açıklaması – 11. Yargı Paketi · 5275 sayılı İnfaz Kanunu – Adalet Bakanlığı