Velayet hakkında daha önce karar verilmiş olması, şartlar değişse bile kararın sonsuza kadar aynı kalacağı anlamına gelmez. Velayet düzenlemesinde temel ölçüt anne veya babanın “haklı çıkması” değil çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşam koşullarında, bakımında veya ebeveynlerin durumunda önemli değişiklik olduğunda velayetin yeniden düzenlenmesi istenebilir.

Diğer ebeveynle kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi, çocuğun bakım ve eğitim ihtiyaçlarının ihmal edilmesi, ciddi yaşam koşulu değişiklikleri veya çocuğun güvenliğini etkileyen durumlar dosyada önem taşıyabilir. Ancak tek bir tartışma veya ebeveynler arasındaki kişisel anlaşmazlık, doğrudan velayet değişikliği için yeterli olmayabilir.

Mahkeme çocuğun yaşı, eğitim düzeni, kardeşleri, sosyal çevresi, ebeveynlerin barınma ve bakım olanakları ile psikolojik-sosyal durumunu birlikte değerlendirir. Gerektiğinde uzman incelemesi ve sosyal inceleme raporu alınır. Yargıtayın 2026 tarihli kararlarında da çocuğun üstün yararının belirlenmesi için uzman değerlendirmesinin ve idrak çağındaki çocuğun görüşünün önemine vurgu yapılmaktadır.

Çocuğun görüşü önemlidir fakat tek başına bağlayıcı değildir. Yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa çocuk dinlenebilir; mahkeme görüşün baskı altında olup olmadığını ve çocuğun uzun vadeli yararıyla uyumunu değerlendirir. Çocuğun istediği ebeveynin yanında yaşaması her durumda otomatik sonuç değildir.

Velayet davasında eski boşanma kararı, kişisel ilişki kayıtları, okul ve sağlık belgeleri, sosyal inceleme raporları ve değişen koşulları gösteren somut deliller önemlidir. Ebeveynin diğer tarafı kötülemeye odaklanan dosya yerine çocuğun mevcut ve gelecekteki düzenini somutlaştıran dosya daha sağlıklı değerlendirme zemini oluşturur.

Kaynak: Türk Medeni Kanunu – Adalet Bakanlığı