Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında güçlü bir tahliye aracı olabilmesi için kanundaki biçim ve zaman şartlarını taşıması gerekir. En kritik kural, taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olmasıdır.
Kira sözleşmesiyle aynı anda imzalatılan tahliye taahhüdü bu nedenle ciddi geçerlilik tartışmasına açıktır. Uygulamada kiraya verenler sözleşmeyle birlikte boş veya ileri tarihli taahhüt alabiliyor; kiracı ise belgenin sonradan doldurulduğunu savunabiliyor. İmza, düzenleme tarihi ve tahliye tarihine ilişkin ispat sorunu somut delillere göre çözülür.
Taahhütte tahliye tarihinin belirli olması gerekir. Belirlenen tarihte kiralanan boşaltılmazsa kiraya verenin bu tarihten başlayarak bir ay içinde icra takibi başlatması veya dava açması önemlidir. Bu süre geçirilirse aynı taahhüde dayanarak daha sonra tahliye talep etmek mümkün olmayabilir.
Kiracının taahhütteki imzayı inkâr etmesi, icra yolunda işlemin hangi mahkemede ve hangi delillerle devam edeceğini etkiler. İmza kabul edilse bile belgenin teslimden önce verildiği, tarihinin sonradan doldurulduğu veya iradenin sakatlandığı gibi savunmalar ayrıca ileri sürülebilir.
Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk düzenlemesi de dava yolunun seçildiği durumlarda dikkate alınmalıdır. Tahliye taahhüdü dosyasında en sık hata, belgenin varlığını yeterli sanıp bir aylık süreyi kaçırmaktır; bu nedenle taahhüt tarihi, tahliye tarihi ve başvuru tarihi aynı anda kontrol edilmelidir.