Nafaka miktarı bir kez belirlendiğinde sonsuza kadar aynı kalmak zorunda değildir. Tarafların ekonomik durumunda veya nafaka alacaklısının ihtiyaçlarında önemli değişiklik olması, paranın alım gücünün düşmesi ve çocukların yaş-eğitim giderlerinin artması gibi nedenler nafakanın artırılmasını gündeme getirebilir.
Mahkeme yalnız enflasyon oranını otomatik olarak uygulamaz. Nafaka borçlusunun güncel geliri, malvarlığı ve zorunlu giderleri ile nafaka alacaklısının ihtiyaçları birlikte incelenir. İştirak nafakasında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır; çocuğun yaşı, okul durumu, sağlık ve eğitim giderleri somut belgelerle ortaya konulabilir.
Önceki boşanma protokolünde nafakanın her yıl belirli bir endekse göre artırılması kararlaştırılmış olabilir. Böyle bir hüküm yeni artırım davasını her durumda engellemez; ancak tarafların o dönem kabul ettiği ekonomik denge ve mevcut artış mekanizması mahkemenin değerlendirmesinde önem taşır. Olağanüstü değişiklik iddiası varsa bunun somutlaştırılması gerekir.
Yargıtayın 2026 tarihli kararlarında da iştirak nafakasının belirlenmesinde tarafların güncel sosyal-ekonomik durumunun, çocuğun eğitim ve diğer giderlerinin birlikte incelenmesi gerektiği vurgulanıyor. Yalnız bordrodaki ücret veya yalnız okul faturası üzerinden sonuç kurulması eksik inceleme doğurabilir.
Nafaka artırım talebinde önceki karar veya protokol, ödeme kayıtları, gelir belgeleri, okul-sağlık giderleri ve yaşam koşullarındaki değişikliği gösteren belgeler önemlidir. Artırımın hangi tarihten itibaren isteneceği ve gelecekteki yıllar için otomatik artış oranı talep edilip edilmeyeceği de dilekçede açıkça belirtilmelidir.