İcra ve İflas Kanununda ücret ve maaşların tamamının haczi kural değildir. Borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktar dikkate alınarak haciz yapılır ve haczedilecek miktarın dörtte birinden az olamayacağı düzenlenmiştir. Uygulamada sıradan işçi ücretlerinde çoğunlukla maaşın dörtte biri üzerinden kesinti görülür.

Birden fazla maaş haczi bulunduğunda hacizler kural olarak sıraya girer. Önceki haciz bitmeden sonraki dosyaya ödeme başlanmaması sistemi, borçlunun maaşından aynı anda sınırsız kesinti yapılmasını önler. Ancak nafaka alacakları ve özel kanunlara tabi kesintiler farklı kurallara sahip olabilir.

İşveren maaş haczi müzekkeresini aldığında icra dairesine cevap vermek ve kanuni kesintiyi dosyaya göndermekle yükümlüdür. İşçinin işten ayrılması, ücretinin değişmesi veya başka bir kesinti bulunması hâlinde bunun da bildirilmesi gerekebilir. İşverenin haciz yazısını görmezden gelmesi kendi sorumluluğunu doğurabilir.

Emekli maaşı ile aktif çalışma ücreti aynı hukuki rejime tabi değildir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki emekli aylıkları, nafaka ve Kurumun belirli alacakları dışında kural olarak haczedilemez; borçlunun hacze muvafakati gibi özel durumlar ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle “maaşın dörtte biri her gelire uygulanır” ifadesi doğru değildir.

Maaş haczinde dosya hesabı yapılırken kesintinin ana para, faiz ve masraflara nasıl işlendiği de takip edilmelidir. Uzun süren hacizlerde faiz nedeniyle borcun beklenenden yavaş azalması mümkündür. Güncel kapak hesabı alınmadan yalnız ilk takip tutarına bakarak kalan borç hesaplanmamalıdır.

Kaynak: Adalet Bakanlığı mevzuat portalı · 4857 sayılı İş Kanunu – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı · Dava şartı arabuluculuk – Adalet Bakanlığı