İş kazasından sonraki ilk saatlerde öncelik sağlık ve güvenliktir; ancak hukuki süreç açısından olayın nasıl kayda geçtiği de sonradan belirleyici olabilir. Acil servis kayıtlarında olayın iş kazası olarak belirtilmesi, işyeri tutanağı, görgü tanıkları, kamera görüntüleri ve kullanılan makine veya ekipmanın durumu mümkün olduğunca erken korunmalıdır.
4/a kapsamında çalışan bir sigortalının iş kazasını işverenin SGK’ya kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmesi gerekir; kolluğa bildirim ise derhal yapılmalıdır. İşverenin bildirim yapmaması olayın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak daha sonra SGK incelemesi ve tespit süreci gerekebilir.
İş kazası yalnız işyerinde makineye el sıkışması gibi klasik olaylardan ibaret değildir. Sigortalının işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle bulunduğu sırada veya kanunda sayılan başka hâllerde meydana gelen olaylar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Olayın nerede yaşandığı kadar iş ile bağlantısı ve sigortalının hangi nedenle orada bulunduğu önem taşır.
Tazminat dosyasında işverenin kusuru, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, çalışanın davranışı ve zararın kapsamı birlikte incelenir. Geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ve koşulları varsa manevi tazminat ayrı kalemlerdir. SGK tarafından yapılan bazı ödemeler ile işverenden talep edilen zarar arasında mahsup ve rücu ilişkisi bulunabilir.
İş kazasından hemen sonra imzalatılan tutanak veya ibranamelerin içeriği dikkatle okunmalıdır. Kaza anına ait kamera kaydı varsa silinmeden talep edilmesi, iş ekipmanının ve çalışma alanının fotoğraflanması ve tanıkların belirlenmesi sonradan ortaya çıkabilecek ispat sorunlarını ciddi ölçüde azaltır.
Kaynak: 4857 sayılı İş Kanunu – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı · Dava şartı arabuluculuk – Adalet Bakanlığı · Türk Borçlar Kanunu – Adalet Bakanlığı