İcra takibinde borçlunun her malı sınırsız biçimde haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu, kişinin ve ailesinin temel yaşamını sürdürebilmesi için bazı mal ve hakları tamamen veya kısmen haciz dışında bırakır. Ancak “ev haczedilemez” ya da “meslek eşyasına hiç dokunulamaz” şeklindeki genel cümleler çoğu dosyada eksiktir.
Meskeniyet şikâyetinde temel ölçüt, haczedilen konutun borçlu ve ailesinin hâline münasip evi olup olmadığıdır. Taşınmazın çok yüksek değerde olması halinde mahkeme, borçlunun daha mütevazı bir konut edinmesine yetecek tutarın bırakılması şartıyla satışa izin verebilir. Bu nedenle yalnız taşınmazın tek ev olması, otomatik olarak satışın önüne geçmez.
Meslek için zorunlu araç ve eşya bakımından da eşyanın gerçekten borçlunun ekonomik faaliyeti için vazgeçilmez olup olmadığı incelenir. Ticari işletmenin geniş ekipmanı ile kişinin şahsi emeğine dayalı mesleğini sürdürmesi için zorunlu basit araçlar aynı şekilde değerlendirilmez. Haciz tutanağındaki eşya tanımı bu yüzden önemlidir.
Haczedilmezlik iddiası çoğu durumda icra mahkemesinde şikâyet yoluyla ileri sürülür ve süre konusu kritik olabilir. Özellikle borçlunun haczi ne zaman öğrendiği, haciz tutanağı ve tebligatlar dosyada açıkça belirlenmelidir. Kamu alacakları veya özel kanunlardaki istisnalar bakımından farklı hükümler de söz konusu olabilir.
Emekli aylıkları ayrıca özel korumaya sahiptir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki gelir, aylık ve ödenekler kural olarak nafaka ve SGK’nın belirli alacakları dışında haczedilemez; borçlunun sonradan verdiği muvafakatin etkisi ise ayrı değerlendirilir. Maaş haczi ile emekli aylığı haczini aynı başlık altında değerlendirmek bu nedenle hatalı sonuç doğurabilir.
Kaynak: Adalet Bakanlığı mevzuat portalı